21 Ağustos 2011 Pazar

Düşümle düşündüm, hep seni gördüm.

Hesapsızca ve zalimce bir oyun oyar kader bize. Beklenmedik şekilde kafaya yenilen şemsiyeden farklı değildir bu aslında. Şaşar bakarsınız da, kelimeler boğazınızda düğümlenir. Ne deseniz boştur sanki. Kendinizi ifade edemez halde, düşünüzle düşünürsünüz.

Kaçamazsınız düşlerinizden biliyor musunuz? Omuzlarınızın üstünde başınız olduğu sürece, düşünüzde sizinle gelir hep. Sola dönseniz olmaz, sağa dönseniz hiç olmaz. Yeni bir aşk, yeni bir düş mü bu dersiniz belki. Bilemezsiniz de sorar ve hatta yazarsınız böyle.

Düşünüzün, düşü olmasının çözüm olasılığı üstünde; düşlersiniz kendi kendinize. Düşünüze düşen, can'ın; canının da bir parçası olmabilmeyi de düşlersiniz. Güzel ve güçlü düşüncelerin fikre dönüşmesini ve hatta dile dökülüp, düşüne girebilmesini umut edersiniz.

Böylesine hesapsızca ve böylesine umut dolu bir düşün devam etmesini dilersiniz. Ve içindeki büyük sır ile ona şöyle itiraf edersiniz:
Ölümsüzlük de diler insan.
Azıyla yetinmez ki bu can.
Kalbimde eğer, tek sen varsan.
Severim elbet seni her an.
Yaşamın olur, sana bu can.

21.08.2011

Hiç yorum yok: