27 Eylül 2012 Perşembe

TARAS BULBA, Gogol

TARAS BULBA, Gogol
TARAS BULBA
Gogol
Bu tam bir budalalık; çocukça bir oyun; bile bile ölüme gitmek; hayvanlık ve vahşet; günümüzde, bu tam anlamıyle işte böyle birşey. Ancak o dönemlerin Kazakları için bu aslında bir savaş; hiç de oyun olmayan erkekçe bir davranış; eceliyle ölmek yerine, savaş meydanında ölmenin onuru...

İnsan sıkıldığı için savaşır mı? Erkek adam savaşmadan nasıl yaşarmış diye, bile bile ölüme gidilir mi?..

Barış antlaşmalaının bile yürmi dört saat sürmediği dönemlerde, Kazaklar erkekleri yerlerinde duramıyorlar. Antlaşma olduğu halde, kesip biçmeye ve baskına gidiyorlar bir çok köye/kasabaya -aynı dinden oldukları halde, mezhep farklılığını bahane ederek... Öldürüyor ve öldürülüyorlar. Vahşice çoluk çocuk demeden kesip biçiyor, Kazaklar. Sadece onlar mı? Karşı taraftaki askerler de, aynı şekilde karşılık veriyor... İnsanlığın bittiği dönemlerin neresinde olduğunu bilmediğim zamanlarda oluyor tüm bunlar...


Taras Bulba, iki oğul sahibi bir babadır. Oğulları, gönderdiği papaz okulundan döner. Hem baba, hem de oğullar artık "gerçek erkek" olmanın vaktinin geldiğini bilmektedirler. Oysa, babanın gönderdiği okulun, ne çocuklar için ne de baba için bir önemi var; sadece "gerçek erkeklik" dönemine kadar, vakit geçirmeye yarıyor bu okul.

Gogol, tam anlamıyle tarafsız bir gözle, insani değerleri sorgularcasına kaleme almış bu eseri. Kazaklar, başka bambaşka bir kavim olmuş olsa da, Rusya'nın bir parçası olarak her iki taraf için de memnuniyetlik söz konusudur. Gogol, işte yine Rusya'nın, -ki isteyerek veya bilgisi dışında- Kazaklar'ı alet ederek nasıl, vahşice yöntemlerle diğer ülkelere göz dağı verdiğini ifşa ediyor. Gogol, eminim ki, bu davranışı her ne ad adı altında olursa olsun pek hoş karşılamıyor olsa gerek, Kazakların bu vahşi iç dünyasını apaçık bize anlatmaktadır.

Kızabiliriz, ancak maalesef o dönemler için diğer ülke halkları da Kazaklardan çok farklı değillerdi. Bunlara Osmanlılar da dahil!

 * Diğer kitap yorumları için tıklayınız.









Hiç yorum yok: