12 Eylül 2012 Çarşamba

KUMARBAZ, Dostoyevski

KUMARBAZ, Dostoyevski
KUMARBAZ
Dostoyevski
Dostoyevski, romanlarında, sanki sayfalardan çıkıp odamıza gelecek kadar gerçekçi karakterler yaratmaktadır. Okurken, kendinizi ortamın ta içinde hissetmeniz mümkün. Kumarbaz adlı bu eserinde yine güzel bir hikaye ile çıkmış karşımıza. Dünyanın en büyük yazarlarından olması, hiç de yanlış değil; bu ve diğer romanlarını okuduktan sonra gayet açık anlıyor insan.

Dostoyevski'in okuduğum kısa öykülerini ele alacak olursam, Kumarbaz'da da yine nasihat yüklü bir hikaye ile kaşılaşıyoruz. Hikaye, karakterlerin katılımıyla derinleşip, daha da eğlenceli bir hal alırken, kumar tutkusunun, insanı nerelere sürükleyebileceğini de gözler önüne seriyor...

Yine, önceki Genç Werther'in Acları'nda olduğu gibi, Bordo-Siyah ekibine teşekkür ediyorum. Gerçekten de bu yayınevi işini çok iyi biliyor. Kitabım ebatları, sayfa düzeni, yazı rengi ve sayfa rengi, tüm bunların hepsi; bize kitabı kolayca okuma imkanı sağlıyor. Koyu yeşil yazı rengi ve sarı sayfa rengi, gerçekten de gözlerinizi yormuyor. Yayınevinin web sitesini vermek isterdim ama maalesef kullanılabilir bir siteleri yok, henüz.

Kumar tutkusunun en saf kişiyi bile, büyük hezimetlere götürdüğünü; Babuleka (büyükanne) olan Antonida Vassilyevna ile yaşanan traji-komik sahnelerde görmek mümkün. "Koy evladım koy", "ver evladım ver" diye diye, büyükanne büyük bir serveti -ancak hepsini değil- rulet masasında kaybediyor. Paulo Cohelho'nun Simyacı'sında da bahsedilen, acemi talihi (ya da bunun gibi birşeydi), ilk rulet denemesinde, büyükanneye hatırı sayılır para kazandırıyor. Ancak hırs yapıyor kadında. Neyseki kadın, büyük bir kayıp yapmış olsa da, çareyi kumar şehrinden kaçmakta buluyor -ki ne iyi ediyor.

Baş kahraman, Aleksi İvanoviç, bir kumarbazdır ama aklı başına gelmiştir, bir şekilde. Hikayede ancak sonlara doğru kendi bir kumarbaz olarak göstermektedir.

Okunması gereken güzel bir hikaye olduğunu düşünüyorum.

* Diğer kitap yorumları için tıklayınız.



Yorum Gönder